II. MESUD
(1. cülusu)
(1284-1296)
Sultan Mesud’un Konya’da tahta çıkışı bir bayram sevinci yaratmıştır. Yeni Sultan halk tarafından yeni bir umut ışığı olarak algılanmakla beraber esasında değişen pek bir şey olmamış, ülkeyi, İlhanlılar ve onların atadığı müslüman devlet adamları idare edip, Sultan sadece bir sembol olarak kalmaya devam etmiştir. Mesud döneminde Sahib Ata vezirlik ve Pervane’nin yeğeni İzzeddin Muhammed, beylerbeyi makamında kalmışlardır. Moğol komutanları olarak ta Samagar, Tuğrul Ve Bulargu görev başındaydı. Keyhüsrev’in Annesinin, onun iki oğlu için hak araması ve Saltanatta Mesuda ortak etmek istemesi nedeniyle Konya’da epey karışıklıklar çıkmıştı. Mesud bu sırada Argun Han’a gitmek üzere Sivas’ta bulunuyordu. Ertesi yıl o da Konya’ya geldi. Talep üzerine Keyhüsrev’in annesi ve iki oğlunu Argun Han’a yolladı. Orada yapılan yargıda, çocukların esasında Keyhüsrev’e ait olmadıkları anlaşılıp ortadan kaldırıldılar.
Argun, 1285 yılında, Türkmenleri tenkil etmek maksadıyla, 20.000 kişilik bir ordunun başında, kardeşi Geyhatu’yu, Anadolu’ya gönderdi. Geyhatu 1285 kışını Erzincan’da geçirdi. Ertesi yıl Konya’ya geldi ve Ahiler tarafından sevinçle karşılandı. Bu sırada Germiyanlılar kuvvetlenmiş ve Beyşehir bölgesini yağma ediyorlardı. Karamanoğulları da Tarsus’u işgal etmiş ve Ermeniler durumu Argun’a şikayet etmişlerdi. Selçuklu ve Geyhatu kuvvetleri, hem Germiyanoğulları hem de Karamanoğulları üzerine yaptıkları seferlerle bunları dize getirdiler. Her iki Beyliğin, tekrar Selçuklulara itaati sağlandı.
Fakat bu dahili isyanlar, bunların üzerine yapılan seferler ve savaşlar huzuru daha da bozdu. Diğer taraftan, ağır Moğol vergileri altında halk sefil oldu. 1288 de yaşlı vezir Sahib Ata’nın vefatı üzerine halk daha da sahipsiz kaldı. Yerine atanan yeni vezir Fahreddin Kazvini, yanında kalabalık bir gurup vergi memuru ile Anadoluya gelip halkı soydu. Moğollar idareye artık tamamen el koymuşlardı. Bu kez Anadolu, Fahrreddin Kazvini ve Mucirüddin Emir-Şah arasında ikiye bölündü. Bir süre sonra Fahreddin Kazvini, kötü idaresinden dolayı Argun tarafından azledildi ve Tebriz’de başı kesildi. Ayaklanma ve karışıklıkların ardı arkası gelmiyordu.
Argun’un 1291 de ölümü üzerine Geyhatu, merkeze davet edildi ve tahta çıkarıldı. Geyhatu’nun Anadolu’dan ayrılması ile ortaya çıkan boşluktan yararlanan Karamanlılar ve diğer Türkmenler derhal Moğollara ve onlara dayanan Selçuklulara karşı taarruza geçtiler. Karamanlılar, Konya’yı kuşattılar. Geyhatu olaya bizzat müdahale etmek zorunda kaldı. Mesud ile birlikte bir taraftan Karaman diğer taraftan Denizli ve Menteşe üzerine yürüyerek çok sayıda Türkmen öldürdüler. Bu sırada II. İzzeddin Keykavus’un oğullarından şehzade Kılıçarslan ile başta Çoban oğlu Yavlak Arslan olmak üzere, Kastamonu beyleri, bölgedeki uc Türkmenleri ile birlikte ayaklandılar. Kastamonu’da bulunan Feramurz, Kılıçarslan’ı destekledi. Diğer kardeş Geyumers Borgulu’da ayaklandı. Mesud ve Moğol güçleri arasında çıkan çatışmada, Muzaffereddin Yavlak Arslan şehid edilmesine rağmen kesin bir sonuç alınıp Kastamonu’ya girilemedi. Osman Gazi ve dolayısıyla Osmanoğulları’nın tarih sahnesine çıkışları da bu zamana rastlar. Bu arada Moğol kuvvetleri ile Mesud, Kastamonu üzerine giderken Karamanoğulları ve Eşrefoğulları tekrar baş kaldırdılar. Haleb Türkmenleri Sivas’a girdiler. Fakat bu sırada , Kıbrıslı Haçlılar Alaiye’ye saldırdıkları için, Karamanlılar Alaiye’yi korumak için Konya’dan vazgeçmek zorunda kaldılar.
Geyhatu Azebaycan’a gidip İlhan olunca, yerine Anadolu işlerinde yetkili olarak Taş-Timür Hatayi’yi atadı. Gayhatu zalim bir insan olmamakla birlikte hesapsız harcamaları üzerine hazine sonunda iflas etti. Bunun üzerine, o sıralar Çin’de uygulandığı gibi kağıt para basma yolu denendi. Halkın elindeki altın ve gümüş paranın, kağıt para “Çav” ile değiştirilmesi zorunlu hale getirildi. Bu uygulama şiddetli bir muhalefet ile karşılandı. Ticari hayatın tamamen durması üzerine kağıt para uygulamasından da vazgeçilmek zorunda kalındı. Ortaya çıkan buhrandan yararlanan Baydu iktidarı ele geçirince onun İslam aleyhtarı politikası Anadolu’da daha fazla huzursuzluk yaratmış, buradaki Moğol vergi memurlarının zulmü de artmıştır. Baydu’nun kötü idaresi, henüz bir yıl dolmadan tahttan düşmesine neden oldu. Horasan’dan hareket eden ve İslamiyeti kabul etmiş bulunan Gazan Mahmud Han (1295-1304), tahtı ele geçirdi. Gazan Han, İslam aleyhtarı siyasete son vermekle genel bir huzur getirdi. Yaptığı reformlarla İmparatorluğa yeniden bir düzen vermeğe çalıştı.
Gazan Han yüksek vasıflara sahip büyük bir hükümdar olduğu halde, Anadolu’da pek fazla bir değişiklik olmadı. Özellikle Moğol Noyanları’nın ayaklanmaları karışıklıklara neden oldu. Toğaçar Noyan, Anadolu genel valiliğine atandı. Daha önce de burada bulunmuştu. Gazan esasında onu ekarte etmek istiyordu. Arkasından Baltu ve Samagar oğlu Arap’ı yollayarak onu öldürttü. Bu kez Baltu Anadolu’da güçlenip ayaklandı. Gazan, Kutlug-Şah komutasında 30.000 kişilik bir orduyu, Baltu üzerine yolladı. Arap, Sülemiş ve Abışga Noyanlar da Kutlug-Şah’a katılıp Baltu üzerine gittiler. Kırşehir’in Malya ovasında Baltu savaşı kaybetti ve Ermenistan’a sığındı. Ermeni kralı da onu Gazan’a yolladı. Baltu Tebriz meydanında asıldı. Mesud bu isyanda, Baltu’nun zoruyla onun yanında yer almıştı. Kutlug-Şah, Mesud’u Gazan Han’a götürdü. Gazan Han Mesud’u sultanlıktan uzaklaştırdıktan sonra Hemedan’a sürdü (1296). Mesud burada perişan bir hayat yaşadı. 1298 de Mesud’un yerine, İstanbul’da bulunan, amcasının oğlu III. Alaeddin Keykubad, Tebriz’e giderek saltanatı aldı. Selçuklu tahtı iki yıl boş kaldı.
NEXT PAGE PREVIOUS PAGE INDEX PAGE SELJUQS OF RUM ANATOLIAN COINS