SÜLEYMAN ŞAH
(1196-1204)
II. Rükneddin Süleymanşah kısa süren saltanatına rağmen, Selçuklu sultanları arasında, kudreti ve devleti birleştirmesi ile, büyük hizmetler yapmış bir hükümdardır. Öncelikle, Argunşah ve Berkyarukşah’a ait olan Amasya ve Niksar bölgesini ilhak etti. Elbistan Meliki Mugiseddin Tuğrulşah ta derhal Süleymanşah’a bağımlılığını bildirdi. Böylece, Süleymanşah, Malatya Meliki Karserşah ve Ankara Meliki Mes’ud dışında, bütün kardeşlerini ve bunların bölgelerini idaresi altına almış oldu.
Kardeşler arasındaki saltanat kavgalarından yararlanan Kilikya ermenileri, Selçuklular aleyhine genişlemeye başlamışlardı. Hatta bu başarıları dolayısıyla, II. Leon “muhteşem” veya “büyük” ünvanı ile 1198 yılında taç giydi. Süleymanşah, güney sınırlarındaki bu ermeni problemini halletti ve elimizdeki bir sikkeye dayanarak söyliyebiliriz ki, ermenileri itaati altına aldı.
Bundan sonra süleymanşah 1200 de Malatya’yı kuşattı ve aldı. Kayserşah, kayınpederi Melik Adil’e sığındı. Erzincan hükümdarı Mengücikoğlu Behramşah, kayınpederi Kılıçarslan’a olduğu gibi, Süleymanşah’a da bağımlı kaldı. Aynı hanedanın Divriği kolunu temsilen Turanşah ta Selçuklu tabiiyetine devam etti. Süleymanşah, Malatya seferi sırasında, Harput’ta hüküm süren Artuklu hanedanına da hakimiyetini kabul ettirdi.
Bu sırada Gürcüler, hristiyan Kıpçakların da yardımı ile güçlenmişler, Azerbaycan Atabekleri, Ahlat Sökmenleri ve Erzurum Saltukları üzerine akınlara başlamışlardı. Bu, Selçuklular için de tehlikeli bir durum yaratıyordu. Gürcüler, Kraliçe Thamara zamanında Ahlat ve Erzurum’a kadar ilerlediler. Saltuklu hükümdarı Nasreddin Muhammed’in savunması karşısında, Thamara’nın kocası David geri çekilmek zorunda kaldı. Fakat bundan sonra da, Gürcüler doğu Anadolu’da tehlike olmaya devam ettiler. Kars’ı zaptettiler. Bütün bu sebeplerle, Süleymanşah 1202 de Erzurum’a hareket etti. Çevre Türk beylerinin ve Erzincan Meliki Behramşah’ın da desteğini sağladı. Bu amaçla Nasreddin Muhammed’i de huzuruna davet etti. Fakat Muhammed Selçuklu tabiiyetini kabul etmediği için, Süleymenşah, Erzurum’u zaptederek Saltukoğulları hanedanına son verdi. Erzurumu, kardeşi Tuğrulşah’ın idaresine bıraktı. Erzurumda Tuğrul ve varislerinin idaresi, Alaeddin Keykubad zamanına kadar devam etti.
Kılıçarslan’ın sağlığında, Kraliçe Tamara, Kılıçarslan’a bir mektup yollayarak, Süleyman ile evlenmek istediğini bildirmiş fakat Süleyman bu talebi geri çevirmişti. Bunun üzerine II. Saltuk’un torunu Muzaffereddin, din değiştirerek Tamara ile evelenmiştir. Daha sonra nasıl olduysa, Tamara, Muzaffereddin’i geri göndererek, David ile evlendi. Bu arada Gürçü-Türk ilişkilerine girmişken, daha sonra Tamara’nın kızı Rosudan, Müslümanlığı kabul ederek, Tuğrulşah’ın oğlu ile evlenmiştir.
Süleymanşah, Erzurum’a el koyduktan sonra, Behramşah ve Tuğrulşah ile birlikte, Pasinler ve Sarıkamış üzerinden Gürcistan’a hareket etti. Micingerd kalesi civarında, gürcüler ani bir baskınla, Selçuklu ordusunu dağıttılar. Bu arada, bazı Türk beyleri ile birlikte Behramşah ta esir alınıp Tiflis’e götürüldü ve sonradan fidye karşılığı serbest bırakıldı. Behramşah 1225 e kadar Erzincan’da hüküm sürdü. Bu Gürcistan seferinde Süleymanşah, aşırı gurur ve kendisine fazla güvenmesi nedeniyle kötü bir bozguna uğramış, fakat her nedense, zaferlerine rağmen, Gürcüler daha fazla ilerlememiş, buna mukabil Selçuklular doğu Anadolu’da genişlemeye devam etmişlerdir.
Bu sıralarda Mes’ud’un Ankara’daki hakimiyeti devam etmekteydi. Mes’ud hem bir edebiyat ve kültür hamisi hem de iyi bir askerdi. Ankara, Çankırı, Kastamonu, Bolu ve Eskişehir hakimiyeti altında idi. Süleymanşah Anadolu Türk birliğini sağlamak için kardeşi Mes’ud’u da bertaraf etmek zorunda idi. Uzun kuşatmalardan sonra, Süleymanşah, Ankara’yı zaptetti ve muhtemelen Mes’ud’u da öldürttü. Kısa bir süre sonra, 2. Gürcüstan seferine çıkmak üzere iken, kendisi de öldü (1204).NEXT PAGE PREVIOUS PAGE INDEX PAGE SELJUQS OF RUM ANATOLIAN COINS